Lavinya Dergisi

HAYAL KIRIKLIĞI
Fidan GASIMLI

Ruhları bu kadar var olmaya programlı geçici bedenlerimiz neden kovalıyordu varlığı bu denlicesine çılgınca ?

Resmedebilir misin bana hayal kırıklığını? Derinlerdeki o sızıyı mesela. Hissedilenin ötesinde, yapayalnız, iç çekerken sessiz haykırışlar eşliğinde. Vurgulayabilir misin alt metnini? Peki kelimelere dökebilir misin? Ne uğraştırıcı öyle değil mi? Zorlukların gölgesinde, onunla büyüyen içten içe çocuk, minik bir kızmışım aslında. Büyümemişim ben. Büyüyememişim ama büyümüşüm. Mecburiyetten, hassasiyetlerden belki de inceliklerden. Büyümüşüm işte ama hala küçüğüm. Hayal kırıklığını en çok tadan o küçük yanım, anlamak zor değil. Peki o zaman bir sorum var benim zamana. Sevgili zaman, sen gerçekten bir ilaç mısın muhtaç gönüllerde? Yoksa düpedüz bir kandırmacadan mı ibaretsin? Hep üzer misin, yoksa alıştırır mısın bizi hayatın realitesine? Sana tutunmaya çok çalıştım zor günlerde. Her şeyden, herkesten belki kendimden bile. Başardım diyorum, savaştım. Çünkü sana bıraktım ben her şeyi. Umursamazca, muhtemelen biraz da hoyratça. Sana güvenerek, sana emanet ettim her şeyi. Beni ayırdın sevdiklerimden, belki de iyiliğimiz için. Belki de en çok sen düşündün beni, bizi. Ama buruğuz, çok buruk kaldık sanki.