Lavinya Dergisi

21 YAŞINDA
Fidan GASIMLI

Ruhları bu kadar var olmaya programlı geçici bedenlerimiz neden kovalıyordu varlığı bu denlicesine çılgınca ?

21 yaşında aşık oldum bir adama, tozpembe bulutlar arasında, pek de sıcak değil hava da. 21 yaşlı bu bedenin ruhu, 11 hissetti bir anda. 21 yaşında aşık oldum, sesini doğru dürüst duymadığım, kim olduğunu asla bilmediğim O'na, ışıklı bir İstanbul akşamında, hatta. Ne ellerimde ellerinin izi kalmıştı, ne de söylenilecek laf bırakmıştı bu akşam. İşte tam da bu anda, yani 21 yaşımda. "Her şey yapılabilir bir beyaz kağıda" demiş, Yılmaz Erdoğan. Sahi hocam, sadece beyaz kağıda mı yapılırdı her şey, her zaman? Benim kağıt kadar bembeyaz, tertemiz, ve bir o kadar da el değmemiş, hırçın hislerime ne demeli? Bunlara da her şey yapılamaz mıydı? Yoksa onların bir beyaz kağıt kadar dahi işlevi yok muydu? 21 yaşında aşık oldum, gözlerinin derin kahve okyanuslarında, herkesin anlayamayacağı, anlamlandıramayacağı sana, bana, bize bir şekilde tanıdık fakat çoğunluğa inanılmaz derece uzak ve inatçı gelen o anlamlı bakışların sahibi, sessiz adama. Bu adam ki ne yer, ne içer bilmez, sabah akşam yemeden, içmeden kesilerek onu düşünürdüm. Ne yapardı boş zamanlarında? Sahi yoksa bir süper kahraman mıydı, yoksa süper bir kahraman mıydı görevi, en azından benim hayatımda? 21 yaşında buldum hayatın, anlamsızlık içinde yüzen, anlam karmaşasanın , hislerim ile harmanlanıp , bir tokat edası ile sevgiyi aynı bir zeytinyağı gibi hayatımda üste çıkarışına. Yani lafı uzatmaya çok gerek yok aslında, 21 yaşında aşık oldum bu sırlarla dolu adama. Şimdi bu bir manifesto sevgilim, çılgın gönüllerde coşacak olan aşklara, kalpleri ısıtacak olan duygulara, bazı aşklar yarım kalmış dünden, bugünden ama sen gel ki sağ çıkalım yarınlara. Sevmeyi tüm kalbiyle başarabilmiş, onun yüceliğinden haber, tüm sevmeyi bilen sevgililerin gününü kutlarım.