Lavinya Dergisi

BİR SONUN BAŞLANGICI
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Son. Mutlu sonların çok yakınındayım artık. Bir adım daha atarsam bin yılı arşa çıkaracağım. Attığım adımın bedelini yüz yıl sonra alacağım. Ama o adımı atmalıyım artık. Geleceğe sondan başlamalıyım. Gördüklerimi insanlara bir bir anlatmalıyım. Bana inanmayacaklar belki de beni deli sanacaklar. Ama onlara gerçekleri söylemeliyim. Sona gitmeden görmeliler dünyanın gerçek yüzünü. Yolu bitirmeden söylemeliler kalplerindeki o sözü. Eğer mutlu sona gitmek istiyorlarsa sona gelmeden mutlu olmalılar. Yüzlerce yıldır uzun bir yoldan bahsedip duruyoruz. Hayatın, bu yol boyunca başımıza gelenler olduğunu söylüyoruz. Ancak öte yandan yolun sonunda ne olduğunu da çok merak ediyoruz. Sanki o yolun sonunda istediğimiz bir şey olmazsa yaşamaktan vazgeçecekmiş gibi davranıyoruz. Acaba gelecekte ne olacak? Yarın nasıl bir güne uyanacağız? Kaderimde daha yaşanacak ne var? Böyle binlerce soruyla kendimizi yer dururuz. Gelecekte ne olacak biliyor musunuz? Bugün her ne için emek veriyorsak gelecekte de o çiçek açacak. Bu gece neyi düşünerek uyuyorsak yarın sabah da onu düşünerek uyanacağız. Bu gece kötü biriysek yarın sabah iyi birine dönüşemeyiz. Kaderimiz diyoruz hep. Kader, kader, kader… Bizim kadar kaderci bir toplum daha olamaz herhalde. Kafamızda kurduğumuz kaderler, kedere dönüşüyor bir süre sonra. Biz, bugünü yaşamadan yarını merak ediyoruz aslında. Bundandır ki yoluma, yolun en sonundan başlamaya karar verdim. Yolun sonunda görmeyi beklediğim her ne varsa bugünden önüme serdim. Ben, yarını değil bugünü seçtim. Kendimi, hayallerimi… Hayallerimi yaşayarak öğrenmek istedim. Kalbimden geçen her ne varsa, gerçek dünyada da beni o bulsun diye diledim. Ben o yolun sonuna geldim. Sondan, en baştan başladım. Mutluluğu, dokunduğum her yere sakladım.