Lavinya Dergisi

TÜRK KAHVESİ
Doğan FIRAT

_Bir yağmur damlası gibi, düştün yüreğime; yürüdüğüm bütün yollar sana çıktı açtığım bütün pencereler sana baktı... _

Olmazsa olmazımız günümüzün en vazgeçilmezidir Türk Kahvesi. Mutluluğumuza, acımıza, sevincimize, yorgunluğumuza kısacası bütün duygularımıza eşlik halinde olan en ferahlatıcı içecektir. Peki Türk Kahvesi günümüze nasıl gelmiştir? Türk Kahvesi, Türkler tarafından keşfedilen kahve hazırlama ve pişirme metodunun adıdır. Özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramı... Kısacası, kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır. Önceleri Arap Yarımadası’nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, bu yepyeni hazırlama ve pişirme metoduyla gerçek kahve lezzetine ve eşsiz aromasına kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa; uzun yıllar kahveyi, Türk kahvesi olarak bu yöntemle hazırlayıp tüketmiştir. İlk olarak 1554 yılında Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu. Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Bunun yanında Türk kahve'nin sağlığa da iyi geldiğini biliyor muydunuz? Düzenli olarak içilen Türk kahvesi bağırsak sorunlarına özellikle de kolun bağırsak ve kabızlığa oldukça iyi gelmektedir. Aynı zamanda mide sindirimine de büyük bir yararı vardır. Bunların yanında; içilen en sağlıklı kahve çeşidi ise sade Türk kahvesi dir. Şekersiz olduğu için mide ferahlamasına ve kilo alımına engel olmaktadır.