Lavinya Dergisi

EVREN'İN BÜYÜSÜ
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Yıldızların gökte ne aradığını merak ediyorum bazen. Daima orada mı kalacaklar yoksa henüz yeni mi geldiler? Nereye gidecekler? Yıldızlar mı gökyüzüne ait yoksa gökyüzü mü yıldızlara? Uçsuz bucaksız bir evrende bu soruların cevabı kime ait? Kayboluyorum samanyolunun derinliklerinde. Bir cevap bulmalıyım belki de o cevap benim içimde. Sirius’u takip ediyorum yolumu bulabilmek için. Bir yıldız haritası çiziyorum ellerime. Ellerim şimdi nereye? Aydan çok uzaklaşmamalıyız belki de. Duygularımız az biraz ötemizde. Bir yanımız hep ona dönük olmalı. Bir geceye bir de gündüze. Eğer dayanabilirsek güneşe dönmeliyiz yüzümüzü. Geceyi arkamıza almalıyız. Hep ileriye gitmeli, yorulunca da cevabı kendimizde aramalıyız. Böylelikle Güneş’in kızı, Ay’ın da çocuğu olarak Venüs’e ulaşabiliriz belki de. Ancak Venüs’ümü kaybedip Mars’a varıyorum ben yine. Hayat, tüm başlangıçların da ötesinde. Kılıcımı aldım elime lakin ürkmene gerek yok. Kalemim ondan daha keskindir haddini bilmeyene. Bir ateş yanıyor ruhumun derinlerinde. Dokunsam yanarım belki de. Ama o ateş benim içimde. Belki de yakarım seni de diğerlerini de.