Lavinya Dergisi

OYUN ARKADAŞIM
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Küçük şehirlerin boş otogarlarını bilir misiniz? Pas ve yağmur kokarlar. Yerde biriken suyun üzerinde atılan her adım kafanızın içinde yankılanır. Bir yolculuğa çıkarsınız elbette lakin yolun sonu nerededir görebilir misiniz? O sisli geceleri aralayabilecek güce sahip misiniz? Puslu anıların üzerinden atlayıp bambaşka bir yola koyulabilir misiniz? Bir daha hiç arkanıza bakmadan, arkada kalanları yasını tutmadan kendinize yeni bir hayat kurabilir misiniz? Verdiğiniz cevapları duyuyor gibiyim. Peki, tüm bunları bir başkası için yapabilir misiniz?
Ben yapamadım. Yapmayı çok isterdim. Seninle yeni bir hayat kurmayı ve yaşadığın tüm kötü hayatları unutturmayı… Eğer mümkün olsaydı sana yeniden çocukluğunu bahşederdim. Bildiğim tüm oyunları öğretirdim. Başını yastığa huzurla koyabileceğin bir yuva verirdim. Uyumadan önce masallar dinlediğin ve gerçekten güvende olduğunu hissettiğin… Saçını okşardım her gün. Yaptığın her işte arkanda olurdum. Hata yapsan dahi yanında olacak biri olduğunu bilirdin. Seninle beraber kırdığın oyuncakları toplayacak ve sana yeni oyuncaklar verecek biri. Seni anlamak için mücadele edebilecek biri. Senin için. Senin hayatın ve hayallerin için. Belki de hayatında ilk defa birisi senin mutluluğuna daha çok sevinip, üzüntülerine daha çok hüzünlenmiştir.
Boş otogarların acımasızlığını bilir misiniz? Soğuk havada tüm gerçeklerin bir bir yüzünüze çarptığı geceleri… Ne insan, insana benzer ne de anılar yaşanmışlığa. Umutlar, toz olup uçar. Uçar da nereye saçılır bilinmez. Belki de konduğu yerde yeni bir hayat biter. Anılara, acılara ve en önemlisi oyun arkadaşıma!