Lavinya Dergisi

GÜNEŞE ÖYKÜNEN BİR IŞIK
Yağmur N. ÖZCAN

“Her insanın bir hikayesi vardır. Ve her hikaye dinlenmeyi hak eder”

Güneşe öykünen bir ışık belirdi daracık kafesimin orada... Ve, o güneş nihayet bana da uğradı fakat değmedi, teğet geçip yoluna devam etti. Artık ışık bile göremiyor beni. Tenim solmuş, kalabalık bir caddenin senli sokaklarında kurumuş bir yaprağım hazan vakti… Çocuklar oyun oynuyor, evlerine ya da sevgililerine gidiyor hevesle insanlar… Ve sense o yoldan kim bilir kaçıncı defa benim kurumuş yapraklarıma basarak yoluna devam ediyorsun, ezip geçiyorsun zaten kırılmış olan yapraklarımı. Ardında kırıntılarım kalıyor farkına bile varamıyorsun. Hayat akıp giderken parçalanmış kırıntılarım rüzgarla dört bir yana savruluyor, Dünyanın dört birer yanını ziyaret ediyorum sayende, Kuzeye gidiyorum içimdeki ateşi söndürmeye yetmiyor soğuk. Güneye gidiyorum kalbim buzla kaplı ama damla erimiyor, yine senin sayende… Batıya ve doğuya gidiyorum insanlar derdime çare arıyor fakat kimse derdimin dermanı olamıyor en nihayetinde. Ve tekrar geri geliyorum tam da parçalanmış, kırıldığım hattı semaya sen de gelmişsin bu sefer! Öyle tek bir rüzgarda bırakma tam da yeşillenmeye başlarken yapraklarım, filizlenirken dallarım. Beni sensiz bırakma. Rüzgâr seni uçuracaksa yanıma dikmesinler seni. O zamansa ne acı ki tüm bu duygularım sel olur akar gider, yağmura karışır yok olurum. Beni nasıl derbeder ettin. Her şeyin sonu sandığım sen meğerki bir başlangıçmışsın, en güzel başlangıcım…