Lavinya Dergisi

KADEH
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Hayat dolu bir kadehe elimin tersiyle çarpmış ve tüm masayı dağıtmıştım. Perdelere doğru devrilen mumun, yüzümü yakarcasına geçmesi bana birini hatırlatmıştı. Sarsılan masayı ayakta tutmayı başarmıştım ama benim dengemi kim yerine koyacaktı? Masanın üzerine dağılmış kağıtlara döküldü, içimdeki boşluğu doldurduğum her ne varsa. Toparlayıp attım hepsini bir tarafa. Kırılacak bir şey de kalmamıştı artık. Kadeh yalnızca yuvarlanıp duruyordu oradan oraya. Bir şarkı çalıyor radyonun unutulmuş kanalları arasında. Beni o karanlık odadan alıp çok uzaklara götürüyor. Bomboş sokaklarda, ıslanmış kaldırımlarda dans ediyorum doyasıya. İçimden geldiği gibi gülüyorum o sokağı çınlatırcasına. O anı yaşıyorum yalnızca. Seviyorum ve bunu hissediyorum. Kalbim tam da olması gereken yerde atıyor biliyorum. Yere damlayan bir gerçeklik beni o odaya, karanlığa geri götürüyor. Hırpalanmış yüzüm aynada bana bakıyor. Hesaplaşma günü yaklaşıyor sanki. Kırılan camların da devrilen kadehlerin de bir bir hesabı tutuluyor. Bir anlık dalgınlığımla perdeler tutuşuyor. İçimde o geceye dair her ne varsa yanıp kül oluyor. Benim kalemimden çıksa da onca sözcük, hepsi senin tarafından fısıldanıyor.