Lavinya Dergisi

BİR SERÜVENE VAR MISIN?
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Uzun serüvenlerin sonunda ne vardır bilir misiniz? Görevini layığıyla yerine getirmenin haklı gururu ve beraberinde gelen tatlı bir yorgunluk. Başınızı yastığınıza koyduğunuzda ruhunuz da bedeniniz de çok rahattır. Çünkü uzun bir yolculuğa çıkmak kendi iç huzurunuzu yine kendi içinizde harmanlayarak çoğaltacaktır. Tabir-i caizse bu yolculuklar sizi kendi içinize doğru büyütecektir. İnsan ruhu büyüdükçe öğrenmeye ve özümsemeye daha meyilli olur. Öğrendikleri artık kendisine yetmez. Daha çok okumalı, daha çok yazmalı ve daha çok araştırmalıdır. Çünkü artık sizi “acıktım” diye rahatsız eden tek şey mideniz değildir. Ruhunuz yeterli doyuma ulaştıktan sonra yeni bir serüven yaşamak isteyecektir. Öğrendiklerini ve merak ettiklerini bu serüvende arayarak bulacaktır.
Yaşadığı bu serüvenin sonunda geriye dönüp bakan kişi kat ettiği yolların dışında bir mesafe daha olduğunu görür. Yola çıkan kişiyle yoldan dönen kişi aynı değildir. Öğrendikleri şeyler onu dönüştürmüş ve daha iyi bir hale getirmiştir. Artık öğrendiklerinin yanı sıra başkalarının gördüklerinden ve bildiklerinden de yararlanır hale gelmiştir. Bu özelliklerden yararlanabilmek için de gözlem yeteneğine sımsıkı sarılabilmesi gerekmektedir.
Böylece ruh her serüven dönüşünde kendini toplar, yeniden büyüyerek güçlenir. Ait olduğu yere yani size geri döndüğünde ise bedeninizi ve düşüncelerinizi rahatlatır. Çıktığı bu uzun yolculuktan dolayı yorulmuş ve yoruldukça da daha çok çalışmak istediği bir döngüye girmiştir. Bir serüvene atılan her insan hayatı boyunca kıramayacağı bir döngüdedir. Ancak unutmayın ki yola çıkan kişiyle yoldan dönen kişi asla aynı değildir.