Lavinya Dergisi

KELİMELERİN EFENDİSİ
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Anlaşılmak ne zor meziyet. Biraz istek biraz da gayret gerek. Bazen bir kelime bazen ise sayfalarca dil dökmek demek. Kalemi elinize her aldığınızda aslında kalemi sizin değil ruhunuzun tutması demek. Mürekkebin, kağıtta bıraktığı her dokunuş, her iz bir sonraki hikayeniz için bir başlangıç demek. Yaptığınız bu başlangıçlar sizi dünyanın bir ucundan alır, öteki ucuna kadar sırtında taşır. Bu da sizin bir hikayeyi sayfalara dökerek onu anlatmanızı, anlattıkça çoğaltmanızı sağlar. Çoğalan hikayeleri, bir tohumun büyüyüp filizlenmesine benzetebiliriz. Doğru miktarda verilen su yani merak duygusu okuyucunun iştahını açacak ve hikayenizi sadece okumakla kalmayarak aynı zamanda da özümsemesine yardımcı olacaktır. Okuyucu, özümsediği hikayeyle kendi arasında bir bağ kuracaktır. Kurulan bu bağ, yazara verilen dönütler sayesinde gün geçtikçe sağlamlaşacak ve okur-yazar ilişkisine uygun bir gidişata yoldaş olacaktır. Bir hikayeyi, bir kitap; bir kitabı da bir eser yapan en önemli unsur filizlenen tohumu yeşertip çiçek açmasını sağlamaktır. Bu da ancak filizin her bir yaprağına ayrı ayrı özen gösterip onu sevmekle mümkündür. Yazdığınız satırların her birine anne şefkati gösterebilirseniz, kelimeler sizin karşınızda direnemeyecek ve en güzel duygularla önünüzde diz çökecektir. Kelimeler sizin değil, siz kelimelerin efendisi olma şerefine nail olabileceksiniz.