Lavinya Dergisi

CAMDAN GERÇEKLER
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Cam gibi keskin bir gerçektir hayal kırıklığı. Parçalayanın canını acıtır, toplayanın da ellerini kanatır. Ardında kalan açık pencerede de soğuk rüzgarlar bırakır. Hani pencere pervazını tıkırdatan bir ses vardır ya insanın da yüreğini sızlatır, işte o ses kırılan güvenin ayak sesleridir. Yer titrer, gök dinler ama insanoğlu bilmez! Çünkü her kelimeye bir anlam düşer de bazı insanlara tek bir laf söylenmez. Zaten sizi tanıyan bir insana da bunu söylemeniz gerekmez. O kelimeleri hak etmeyen insanlarda israf edersiniz sadece. Ne kolaydır birbiri ardına sıralanmış kelimeler etmek! Bir de bu kelimeleri biraz süsleyip püsleyip ortaya koydun mu, gelen geçen herkesin dikkatini çeker. Fakat ne zordur ağzından çıkan kelimenin nereye gittiğini bilmek! Önce düşünmek sonra söylemek. Hatta düşünmeden önce kalbinde hissetmek. Herkes bilir bu gerçekleri de pek kimse beceremez. Söyledikten sonra bile ne dediğini düşünmez. Yalanın arkasına sığınır da yalan söylemenin bile bir zeka gerektirdiğini ve kendi zekasının buna yetmeyeceğini bilmez. Cam gibi saydamdır gerçekler. Görmek isteyenin bir bakışı kafidir. Görmek istemeyenin ise canı devrilse yeridir. Ya bir söz söylersin yeri gelir ya da söylediğin sözün arkasında durursun kim olduğun bilinir.