Lavinya Dergisi

AVUNMA
Doğan FIRAT

_Bir yağmur damlası gibi, düştün yüreğime; yürüdüğüm bütün yollar sana çıktı açtığım bütün pencereler sana baktı... _

Kaybettiğimi biliyorum, keşkelerin kifayetsiz olduğunun da farkındaydım. Belki bir teselli belki de bir avutma ihtiyacıydı kendimi kandırmam. Belki de alışkanlık olmuştu her kaybımın ardındaki avutmalarım. Siz hiç kendinizi avutmak zorunda kaldınız mı, ya da kandırmak zorunda olduğunuz bir an oldu mu? Eminim olmuştur, hepimizin durup kimi zaman göz yaşları içinde kimi zaman ise yalvaran gözlerle başkalarından bir teselli, bir avutma sözüne minnet ettiğimiz anlar olmuştur. Peki hiç avutmak zorunda kaldınız mı birilerini? İçiniz yana yana bastırdınız mı gerçekleri yalanların altına, çıkarabildiniz mi avuntuları kırık duyguların üstüne, yalanların en dibine battınız mı? Bazen kötü olduğunu bilsek de iyi hissettiriyordu yalanlar, avunmalar. Gerçkelikten uzak olsada; hayali gerçeklere yakındı. Mutlu ediyordu beni can yakıcı gerçeklerin uzağında olmak. Gülüşlerimizin üstündekiler avunma gerçeği olsada, altındaki gerçeklerin perdesi olamıyordu. Ben en çok da kendimi avutmak zorunda kaldım, en çok da kendimi kandırdım. Anneme karşı babama karşı, hayata karşı...