Lavinya Dergisi

GİT VE KENDİNİ BUL
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Biz kimiz ve ne istiyoruz? Evet, sizden tam olarak bu sorunun cevabını istiyorum. Hem de öyle saatlerce düşünmeden söyleyin lütfen. E hala ne bekliyorsunuz? İnsan kim olduğunu bilmez mi yahu? Bilmez! İnsanoğlu hayat boyu başkalarını düşünmekten benliğini unutur. Hatta hiç aklına bile gelmez. Bir günden bir güne de kalkıp demez. Benim en sevdiğim şey ne? Beni ne mutlu eder diye. Varsa yoksa aman o üzülmesin, aman bu kırılmasın diye kendini üzmektir. En sevdiğiniz tatlının ya da en sevdiğiniz rengin ne olduğunu biliyorsunuz değil mi? Madem bu küçük parçaları tanıyorsunuz da o vakit neden tüm parçaların birleştiği noktayı, sizi en çok mutlu eden şeyi bilmiyorsunuz? İzin verin, cevabı sizler için ben vereyim. Çünkü hayatınızı kendiniz için değil başkaları için yaşıyorsunuz. Bu yüzden de kendinizden önce onları düşünüyor, onların hayatını güzelleştirmek için emek harcıyorsunuz. Karşınızdaki insan ne sever, en çok nereye gitmek ister pekala biliyorsunuz. Hatta biraz daha ileri gidip onun nerede, ne yapacağına da karar veriyorsunuz. Ancak tüm bunları tek tek düşünürken kendi duygularınızı göz ardı ediyorsunuz. İşte asıl hikaye de burada başlıyor.
Kendi duygularınızı görmezden gelip bir başkasının duygu durumunu ön plana aldığınız vakit çarklar ters yönde işlemeye başlıyor. Bir süre sonra aynada gördüğünüz kişiyi tanımamaya başlıyorsunuz. Olaylar karşısında verdiğiniz tepkiler bile size yabancılaşıyor. Öyle bir gün geliyor ki en sevdiğiniz rengi bile unutmaya başlıyorsunuz. Oysa renkler sizi siz yapan, hayal dünyanızı ve benliğini kucaklayan en önemli parçalardan biridir. Sizler kendi hayatınızı yaşamak yerine başka birinin hayatını yaşamayı tercih ederseniz, ruhunuz parça parça dağılır ve sevdiğiniz her şeyi kaybedersiniz. Bu bazen bir gün sürer bazen ise yıllarca. Ama sonunda ne o sevdiğiniz tatlının tadını alabilirsiniz ne de rengin neye benzediğini hatırlayabilirsiniz. Ana fikirden uzaklaşan her şey boş kelime yığınından ibaret olur. Siz, siz olun kendi hayatınızın ana fikrini kaçırmayın. Yardımcı fikirlere de pek güvenmeyin. Her gece uyumadan önce de şu soruyu sormayı unutmayın. Ben kimim ve beni en çok ne mutlu eder?