Lavinya Dergisi

UZAK
Yasemin YILMAZ

"Kalıyoruz... Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz."

Adına onlarca satırlar yazılan şehir,
Silinmek istiyorum satırlarından.
İsimsiz, tozu dumana katmadan,
Geldiğim gibi, öylece...
Karıştım ya yağmur damlalarına.
Dokundu tenime tuzu denizinin.
Kurusun artık üzerimde,
Kalmasın hiçbir zerresi.
Gitti, eski neşesi yok.
Huzuru saymam bile.
Sadece karanlık, ışıkların aydınlattığı saatlerde vardı.
Hissettiğim yosun kokusunun arasında kaldı özlemi.
Yutkundum, sindirdim bir bir.
Her şey karşıydı birbirine.
Ama manzara hep karşı.
Birbirine karşı ama göremediler.
Birbirlerini izlediler.
Uzaktı...
Ayrımdı ortadaki deniz, belki kısa bir yol.
Ama kopmuştu bir kere iki kara parçası.
İnsanlar ayrıldı önce, sonra hisler birbirinden.
Ve biz çokça uzaklaştık.
Belki de hissizleştik.
Sonra hep uzakları istedik.
Yetmedi...
Daha da uzaklaştık.
Önce iyi ki ile başladı,
Sonra keşkeye dönüştü içimde.
Yetmiyor bu şehir artık bana.
Baktığım her yer uzak,
Gördüğüm her şey tuzak gibi.
İmkansıza yakınsıyor kendini.
Bir ince rüzgarla atsam ya kendimi.
Serin suların dalgasıyla gelsem,
Bulutların kucaklaşmasıyla son bulan yağmur gibi insem yere sonra.
Baksam uzun uzun.
Kucaklasam, sarılsam...
Bu sefer öyle kolay olmasa,
Bırakmasam...
Olur mu dersin?

Neden olmasın?