Lavinya Dergisi

YERYÜZÜNÜN İNCİSİ KADIN
Doğan FIRAT

_Bir yağmur damlası gibi, düştün yüreğime; yürüdüğüm bütün yollar sana çıktı açtığım bütün pencereler sana baktı... _

Şartsız, koşulsuz, karşılıksız, fedakârca saf sevginin adı kadın. Özürsüz bağışlayan yeryüzünün en özel ve eşsiz varlığı, malesef ki benim sayfalarca methiyeler dizebileceğim o eşsiz varlığı bazı sığ görüşlü topluluk "Doğurmak ve Doyurmak" olarak görüyor. Kadın olmak Dünya'nın en zor işidir. Hayat boyu memnun etmek üzerine inşa edilmiş koskoca bir ömür, koşulsuz sevgiye adanmış bir yaşam, kadın hayatı boyunca kendine biçilen rolün içinde kilitli yaşıyor. Babaya, eşe bağımlı olmaya zorlanarak en ufak bir başkaldırışta acımasızca damgalanıyor. Doğur, doğurduğunu büyüt, hanım hanımcık şefkatli, ağır başlı ol gibi süregelen kalıplar, kurallar ve dayatmalar arasında sıkışıp kalıyor. Bunların yanında bir de kadının en büyük düşmanı yine bir kadındır durumu var. Bu da demek oluyor ki kadının sığınabileceği tek liman yine kendisidir, ve tabi hayatın acı gerçeği, toplumun kanayan yarası taciz ve tecavüz var. Yapılan araştırmalara göre Dünya' da her üç kadından birinin fiziksel şiddete ya da cinsel tacize maruz kaldığı, bu durumun sadece geri kalmış ülkeler de yaşanmadığı örneğin: İngiltere' de her dört kadından birinin erkeklerin şiddetine maruz kaldığı, ABD'de her 90 saniyede bir, bir kadının tecavüze uğradığı her gün 4 kadının aile içi şiddet yüzünden hayatını kaybettiği yüzlerce kadının cinsel saldırı ve baskıya maruz kaldığı bildiriliyor. Kadın olmanın en büyük zorluğu erkek şiddetine maruz kalmak, kadın olmak zor hele ki Türkiye'de insan olmanın bile zor olduğu coğrafyada kadın olmanın adı korkudur. Kadınlar dışarıya çıkmazsa, açık giyinmezse tecavüze uğramaz diye düşünen aciz kesim ( sözum size) taciz ve tecavüz bir kadının hayatını mahvetmenin en acımasız yolu ve ben sizinle aynı havayı solumak istemiyorum. Bir çocuğun yüzündeki masumiyetin katili, bir annenin gözlerindeki nefretin, öfkenin hedefi olmak İstemiyorum. Bir babanın çaresizliği, suskun yüreğinin çığlıkları olmak istemiyorum. Bir kızın gözlerindeki korkunun, kendini korumaya alma zorunluluğunun adı olmak istemiyorum. Masum çocuklarının kandırılıp istismar edilerek ya da tecavüz edilerek ölmelerinin sesi olmak istemiyorum. Ben herkesin görüp ama görmediği bilip ama bilmediği acımış gibi yapıp acıma yetini kaybetmiş insan görünüp ama insan olmayan varlıkların sesi olmak istiyorum...