Lavinya Dergisi

DENEME 1-2
Deniz SARGUT

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Bilmediğim bir şehrin sokaklarında yürüyorum. İnsanların hikayelerini dinliyorum. Acılarını, umutlarını, hayallerini… Kalabalık sokakları seviyorum. O gürültüde kendimi buluyorum. Korna seslerini duyuyorum. Gülüşleri… Her köşe başında bir sokak çalgıcısı. Derin sulara atlıyorum. Uğultular beni kendime getiriyor. Düşüncelerimin arasından başımı kaldırıyorum. Yeni bir hikaye yazmak istiyorum. Tanımadığım insanların yüzlerine bakmak. Her duyguyu satırlarımda ilmek ilmek dokumak istiyorum. Kendi içime doğru yürüyüp kaybolmak. Geçtiğim yollara dönüp baktığımda “Buradan kimler geçmiş?” diye sormak istiyorum. Benim bastığım yerlere kimler bastı? Benim dokunduğum taşlarda kimlerin parmak izi var? Bu manzarayı ilk kim izledi? İzlerken aklından ne geçiyordu? Kimi düşünüyordu? Belki birkaç satır karalamıştır, cebinde gezdirdiği not defterine. Kalabalığın arasına karışıyorum. İnsanların anıları ayağıma dolanıyor. Elimi nereye atsam bir hayal kırıklığı. Kimseye dokunmadan yürüyorum. Ayak seslerimi duyanlar beni selamlıyor. Ruhu olanlara elimi uzatıyorum. Kimseye dokunmadan geçip gidiyorum. Kulağıma bir şarkı fısıldanıyor. Parmak uçlarımda göğe yükseliyorum. Küçük çocukların şen kahkahası içimi dolduruyor. Derin bir nefes alıyorum. Gözlerimi açıyorum. Kalemi aldığım gibi yazmaya başlıyorum.