Team Image

Deniz SARGUT

Hislerimi ve düşüncelerimi yazarak ifade etmek benim için vazgeçilmez bir tutku. Söylemek istediklerimin hiçbir deftere sığmayacağını fark ettiğim anda kendimi siz değerli okurlarımıza açmak istedim. Yazmak, benim hayatımın ayrılmaz bir parçası ve bu parçayı sizlerle paylaşmayı çok istiyorum.

Rüzgarı arkama aldım, emin adımlarla yürüyorum. Uçabildigim yere kadar koşacağım. Yıldızlara dokunup aya ulaşacağım.

Lavinya Dergisi

Yazarlarımız
1033063102_0_75_1200_724_1000x541_80_0_0_2acac83d6787e41b4bb1f9f5d5a17865.jpg
Deneme

DENEME 1-2

Bilmediğim bir şehrin sokaklarında yürüyorum. İnsanların hikayelerini dinliyorum. Acılarını, umutlarını, hayallerini… Kalabalık sokakları seviyorum. O gürültüde kendimi buluyorum. Korna seslerini duyuyorum. Gülüşleri… Her köşe başında bir sokak çalgıcısı. Derin sulara atlıyorum. Uğultular beni kendi

ayna.jpg
Deneme

AYNA

Bazen insanların hayatla yüzleşmesi gerekir. Gerçeği görmek ve yoluna devam etmek isteyenler için hayat şartları bunu gerektirir. Bazı insanların ise ilk önce kendisiyle yüzleşmesi gerekir. Geçmişiyle, geleceğiyle, aynadakiyle… İçindekini dışarıya yansıtmadan önce kendisi görmelidir. Hatta konuşurke

images (3).jpeg
Deneme

ZAMAN KAVRAMI ÜZERİNE ANEKDOT

Birkaç yıl önce vakti geldiğinde hatırlamak için zaman kavramı üzerine birkaç anekdot bırakmak istiyordum. Sıcak bir yaz günü gece saatleriydi. Pencereden dışarıya baktığımda yüzüme çarpan rüzgar, aradığım sorunun cevabını bana getirecekti.
Zaman... Ne çok şey bekledik senden. Hem kaçışımız hem ku

images (8).jpeg
Deneme

PENCEREDEKİ KADIN

Gece, geç bir vakitte pencerenin önünde yoldan geçenleri izliyordum. İnsanlar birbirlerinden habersiz geçip gidiyor, birbirlerinin hikayelerini umursamadan yürüyorlardı. Kiminin kavgası hayatlaydı. Kazansa da kaybetse de hıncını alamazdı. Elleri hep yumruk şeklinde, en iyisini ben bilirim edasındayd

AÇ.jpg
Deneme

EYLÜL'E BİR BİLET

Mevsimler sonbaharı getirirken takvimler Eylül ayını gösteriyordu. Gece geç bir saatte istasyona doğru yürürken soğuk bir rüzgar tarafından yolum kesilmişti. Az biraz şikayet etsem de emin adımlarla yürümeye devam etmiştim. Ayak seslerim ıslak kaldırımlarda yankılanıyordu. İşte insan ancak böyle bi

x.jpg
Deneme

GİT VE KENDİNİ BUL

Biz kimiz ve ne istiyoruz? Evet, sizden tam olarak bu sorunun cevabını istiyorum. Hem de öyle saatlerce düşünmeden söyleyin lütfen. E hala ne bekliyorsunuz? İnsan kim olduğunu bilmez mi yahu? Bilmez! İnsanoğlu hayat boyu başkalarını düşünmekten benliğini unutur. Hatta hiç aklına bile gelmez. Bir gün

gerçekler.jpg
Deneme

CAMDAN GERÇEKLER

Cam gibi keskin bir gerçektir hayal kırıklığı. Parçalayanın canını acıtır, toplayanın da ellerini kanatır. Ardında kalan açık pencerede de soğuk rüzgarlar bırakır. Hani pencere pervazını tıkırdatan bir ses vardır ya insanın da yüreğini sızlatır, işte o ses kırılan güvenin ayak sesleridir. Yer titrer

DENİZ.jpg
Deneme

VEDA BUSESİ

Kurumuş yapraklarını savuruyor sonbahar. Bir veda şarkısı çalıyor bize rüzgar. Kısık ama derinden gelen bir ses ile dökülüyor son sözler. Kimileri öyle gerçek ki buzdan bir hançer gibi saplanıyor sırtımıza. Soğuk bizi yakarken gerçek sandığımız her şey parçalara ayrılıyor. Kimileriyse öyle sahte ki

tumblr_onkmt8vTAS1sjt6sco1_500.jpg
Deneme

KELİMELERİN EFENDİSİ

Anlaşılmak ne zor meziyet. Biraz istek biraz da gayret gerek. Bazen bir kelime bazen ise sayfalarca dil dökmek demek. Kalemi elinize her aldığınızda aslında kalemi sizin değil ruhunuzun tutması demek. Mürekkebin, kağıtta bıraktığı her dokunuş, her iz bir sonraki hikayeniz için bir başlangıç demek. Y

tumblr_static_8qboa7pnphwc44kocs8w0ggs4.jpg
Deneme

BİR SERÜVENE VAR MISIN?

Uzun serüvenlerin sonunda ne vardır bilir misiniz? Görevini layığıyla yerine getirmenin haklı gururu ve beraberinde gelen tatlı bir yorgunluk. Başınızı yastığınıza koyduğunuzda ruhunuz da bedeniniz de çok rahattır. Çünkü uzun bir yolculuğa çıkmak kendi iç huzurunuzu yine kendi içinizde harmanlayarak

ey aşk.jpg
Deneme

EY AŞK

Ey aşk! Sen neler kadirsin. Sen kimsin ki mahlukata öldüm dediği yerde can verirsin. Yolun sonu burası diyenlere bir yol daha gösterirsin. Gece çöküp yıldızlar söndüğünde güneşi, aşığın önüne getirirsin. Umut, insanın içindeyse sen, o umudun ta kendisisin. Aynaya baktığımızda gördüğümüz değil, sen o

ÇIKARTMALAR.jpg
Deneme

YOL BOYUNCA

Sana yapamazsın diyenler olacak. Kır o aynayı ardına bakma. Cam parçalarını toplamakla uğraşma. Onlar elini sürmene değmezler. Üzerlerine basarak yürümeye devam et. Onlar artık senin canını acıtamayacak. Yürüdüğün yol çok uzun ve meşakkatli olabilir ama her geçen gün buna daha çok değeceğini görecek

SANDIK.jpeg
Deneme

SANDIK

Kilitli sandıklara koyduğum fotoğraflar var. Duvarlara vuran saatler. Kapıyı kim açtı bilmiyorum. Gelen kişinin o olduğunu sesinden tanıyorum. Bazen bir an sürecek gibi geliyor ama biliyorum ki bazı şeyler başka bir boyutta hala devam ediyor. Eskiden uzak mesafeleri dert ederdik kendimize sonra

BİR YER VAR BİLİYORUM.jpg
Deneme

BİR YER VAR BİLİYORUM

Bir yer var biliyorum. Kaygının, korkunun, olumsuz olan hiçbir duygunun barınamadığı bir yer. Orada rüzgar hep nazikçe eser ve tenimizi ürkütmeden öper. Saçımıza değen eller hep merhamet eder. Masmavi gökyüzü bizi sabır ve saygıyla bekler. Yağmur taneleri, yaşanılan duygularının yoğunluğu ile kavrul

tumblr_096838f770769dcb29deade7a698651a_37375c6b_500.gif
Deneme

YILDIZLARIN ARASINDA

Gökyüzünün bilinmeyen bir yüzü var. Bulutların kendilerinden bile sakladıkları gözyaşları… Güneş her zaman doğudan doğmuyor ve batarken batıya uğramıyor. Ay, bizi yalnızca tutulurken mi hatırlıyor? Gökkuşağını gördüğümüz günlerin sayısı epeyce azaldı. İçinizdeki nefret onu toza bularken gökyüzü ışıl

YARINA DOĞRU.jpg
Deneme

YARINA DOĞRU

Umutlu yarınlar getirdim sana çocuk! Ellerim ceplerimde, ceplerinde bin bereketle. Güzel bir türkü tutturdum yolda gelirken ama keyfim nasıl yerinde. Adımlarım dans edercesine koşuyor yarınlara. Duyuyor arkasından gelen müziğin sesini. Bütün mahalle sakinleri beni izliyor. Şaşkın bakışlar ve yarım y

tumblr_ce4ccedfbe67263a0cffebe18adfdf43_22075249_640.jpg
Hikaye

KADEH

Hayat dolu bir kadehe elimin tersiyle çarpmış ve tüm masayı dağıtmıştım. Perdelere doğru devrilen mumun, yüzümü yakarcasına geçmesi bana birini hatırlatmıştı. Sarsılan masayı ayakta tutmayı başarmıştım ama benim dengemi kim yerine koyacaktı? Masanın üzerine dağılmış kağıtlara döküldü, içimdeki boşl