Lavinya Dergisi

KİMSE BİLEMEZ
Alihan K.KAYNARPINAR

Kelimelerin ruhu tütünlerin dumanlarıya birlikte yükseliyor, Söylenmemiş kelimeler mezarlığında.

Gözleri kararıyordu. Otuz saniye önce elleriyle kollarını birbirine bağlayan durmaksızın atan damarlarını kesmişti. Artık duracaklardı, bunu biliyordu. Rahatça yasladı her gün pisliklerinden arınmak için girdiği küvete. Aslında kendisine göre yine aynı amaçla bulunuyordu orda. Gözlerini ilk önce çıplak vücuduna bulaşan kanlara dikti, bu görüntüden hoşlanmamıştı. Gözlerini kapayıp iyice kafasını geri yasladı. Düşünüyordu… Bu kararı vermeden önce kendini bir ruhsuz gibi hissettiğini düşünüyordu. Ama sonrasında bir ev bulmuştu kendine ve şimdi de ona sığınmak için yola koyulmuştu işte. Yeni evinde mutlu olup olamayacağını düşünüyordu. Derken artık bilincini yavaş yavaş yitirdiğini hissetti. Artık duyduğu tek şey nefes alışverişleriydi. Bileklerinden oluk oluk akan kanı umursamıyordu. Kan hızla küvetin giderinden akarken daha önce buradan suyla birlikte onun vücudundan akmış olan kirlerin yanına gidiyordu. Bugün de kendini yaşamak zorunda bırakan kirlerinden arınıyordu ve artık yaşamak zorunda olmadığını hissediyordu. Hiç kımıldamıyordu, kımıldayamıyordu. Bir çeşit teslimiyet töreniydi bu, ölüme teslim olmuştu. Kalanlara, bu dünyada hala yaşamak isteyenlere, ve bu dünyada yaşamak zorunda olanlara bir not bırakmıştı ölümüyle verdiği mesajı tasdiklercesine. Çok kişinin okumayacağını iyi biliyordu ama bir umutla yazmıştı işte kağıda ‘’Ölmemiş olmak yaşamak mıdır?’’ diye.